Kumuk Türkolog Murad Adjı TÜRKSOY'da anıldı

TÜRKSOY
07 Aralık 2019, Cumartesi

“Kavimlerin Büyük Göçü” teziyle Türk halklarının Altaylardan Avrupa’ya göç ettiğini ve Avrupa kültürüne derin etkiler bıraktığını ortaya koyan ünlü Kumuk Türkolog, araştırmacı, bilim adamı, Murad Adjı, TÜRKSOY’da anıldı.

Türk coğrafyasının geleceğine ışık tutan münevverlerin bizlere bıraktığı değerli mirasa sahip çıkmak ve gelecek nesillere aktarmak göreviyle düzenlediği etkinliklere bir yenisini daha ekleyen TÜRKSOY, doğumunun 75. yıldönümünde ünlü Kumuk Türkolog Murad Adjı’ya ithafen konferans düzenledi.

TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov ev sahipliğinde düzenlenen ve UNESCO Dünya Kültürü Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Engel Tahirov, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi, tarihçi Prof. Dr. Fahri Unan, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Bağlan Özer, Rusya St. Petersburg Devlet Üniversitesi Türkoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Nikolay N. Telitsin, Dağıstan Cumhuriyetinde (R.F.) Kumuk Türkçesinde yayınlanan “Yoldaş” Gazetesi Editörü, tarihçi, Dr. Kamil Aliyev ve Murad Adji’nin eserlerinin yayınlandığı adji.ru internet sitesinin editörü Marina Kuryaçaya-Adjıyeva’nın konuşmacı olarak katıldığı konferansa, bilim insanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov, büyük bir kültürel birikime sahip olan Türk toplumlarının, kadim kültürün oluşmasına, gelişmesine ve zenginleşmesine katkı sağlayan önemli şahsiyetler yetiştirdiğini kaydetti.

Kadim Türk kültürünün mihenk taşları kabul edilen bu değerli şahsiyetlerin, toplumlara yön veren, halkların bilimsel, kültürel ve manevi gelişimine katkı sağlayan önemli çalışmalara da imza attıklarını dile getiren Kaseinov, “Böyle büyük şahsiyetlerden biri de hepimizin tanıdığı, hayatta iken Türk Dünyası’nda üne kavuşmuş, aslen Kumuk Türklerinden olan ünlü araştırmacı, bilim adamı, Türkolog Murad Adjı’dır. Bu gün aziz ruhu karşısında eğilerek saygı ve özlemle andığımız bu büyük şahsiyet Türkoloji ilmine büyük bir miras bırakmıştır. Bu kıymetli hazinenin hepimiz tarafından okunarak gelecek kuşaklara aktarılması konusunda her birimize önemli görevler düştüğü kanaatindeyim.” diye konuştu.

Marina Kuryaçaya-Adjıyeva yaptığı konuşmada, Murad Adji’nin Türk halklarının tarihinin yeniden değerlendirilmesi ve “Büyük Kavimler Göçü” teorisiyle Türk kültürünün Avrupa’ya yayılması fikriyle tarihe yeni bir bakış açısı getirdiğini belirtti. Kuryaçaya-Adjıyeva, yazarın hayatının büyük bir hissesini Türk Dünyası araştırmalarına adadığını ve Türk halklarının göçleriyle birlikte Türk kültürünün Avrasya kıtasına yayılarak Doğu ve Batı kültürlerini zenginleştirdiğini ve insanlığın ortak mirasına dönüştüğünü ortaya koyduğunu dile getirdi.

TÜRKSOY çatısı altında büyük Türkolog Murad Adjı’yı anma etkinliği düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren ve TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov’a şükranlarını sunan Engel Tahirov, yakinen tanıdığı Adjı’nın kişiliği ve çalışma azmi hakkında katılımcılara bilgi verdi. Murad Adjı’yı, “Kültürün ender görülen olgusu, çokyönlü bir insan, Türk edebiyatının ve Türk Dünyası’nın çok değerli bir cevheri” olarak nitelendiren Tahirov, yazarın enerjisini, Türk halkının genlerinden gelen yeteneğinden aldığını kaydetti. Tahirov, Türkoloğun “Geçmişe değer vererek geleceği öngördüğünü ve köklere, kendi halklarının kaynaklarına dönerek bütün dünyaya yayılan Türk halkının erdemlerini, bilgelik taşlarını bir araya toplama” çabasında olduğunu ifade etti.

Doç. Dr. Nikolay N. Telitsin, eğitim aldığı hocalarının, “Türk dilini öğrenmek istiyorsanız, Türk kültürü ve yaşamını, gelenekleriyle birlikte edebiyatını, tarihini, etnik yönlerini öğrenmeye mecbursunuz” tavsiyeleriyle karşılaştıklarını ve bu yaklaşımın Türk dilinin yanısıra kültürünün de zenginliğine işaret eden bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Türk halkının tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Telitsin, eski Türk yazıtlarının Avrupa’dan bağımsız Türkler tarafından icat edildiğini, 21 harften oluşan bu yazının on yedisinin eski Türk kavimlerine özgü resimlerden oluştuğunu kaydetti. Nikolay N. Telitsin, Murad Adjı’nın kavimler hakkındaki birçok görüşüyle görüşlerinin paralellik gösterdiğini sözlerine ekledi.

Kumukların, Azerbaycan Türklerinden sonra Kafkasların en fazla nüfuza sahip ikinci Türk halkı olduğunu vurgulayan Kamil Aliyev, köklü devletçilik geleneği ve tecrübesine sahip Kumukların tarihteki rolüne değindi. Bu halkın temsilcilerinden olan Adjı’nın, Sovyet yönetiminin çöküşü sonrasında ulusal bir canlanma yaşayan ve kendi kimlikleri arayan halkların yanında olduğunu kaydeden Aliyev, halkların milli diriliş hareketinde onların manevi liderleri ve ideologlarından bir olan Adjı’nın sık sık Türk ellerini ziyaret ettiğine dikkati çekti.

Aliyev, günümüzde Murad Adjı’nın isminin Türk Dünyası’nın önderleri; İsmayıl Gaspıralı, Yusuf Akurça, Lev Gumilev, Oljas Suleymenov, İstvan Mandoki Kongur ile birlikte anılması gerektiğini ifade etti.

Murad Adjı’yı yazdığı “Türklerin ve Büyük Bozkırın Eski Tarihi, Kıpçaklar” kitabı sonrasında yazarı tanıdığını kaydeden Prof. Dr. Fahri Unan, yazarın Türk Dünyası’nın enginliğini bir muamma şeklinde nitelendirdiğini ve kullandığı üslup ile farklılık oluşturduğunu kaydetti. Adjı’nın “Türk Dünyası büyük ve muammalıdır. Bu dünya bir pırlanta gibi, her yanı, her kenarı bir millet. Azerbaycanlılar, Altaylar, Balkarlar, Başkurtlar, Gagavuzlar, Kazaklar, Karaimler, Karaçaylar, Kırgızlar, Kırım Tatarları, Kumuklar, Tatarlar, Tıvalılar, Türkmenler, Özbekler, Uygurlar, Hakaslar, Çuvaşlar, Şorlar, Yakutlar hepsini bir anda hatırlamak mümkün değil. Türk Dünyası onlarca halkı birleştiriyor, hepsi aynı kökten ve hepsi kendilerine özgüler. Konuşmalarında bazı kelimelerde farklılıklar var, ancak iki bin yıl önce aynı dili konuşuyorlardı” ifadeleriyle Türk halklarının zenginliğine ve ortak köklerine vurgu yaptığını dile getirdi.

Türkolog Murad Adjı’nın birçok eserini Türkçeye çeviren Prof. Dr. Zeynep Bağlan Özer ise yazarın eserleri, ele aldığı konular ve çalışmaları hakkında bilgi verdi.