― 11 мая 2026 г.
TÜRKSOY’da Olcas Süleymenov’un 90. Yaş Gününe İthafen "Dağları Gölgelemeden, Bozkırı Yüceltmek" paneli düzenlendi
Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY ev sahipliğinde, ünlü Kazak şair, yazar, Türkolog ve diplomat Olcas Süleymenov’un doğumunun 90. yıl dönümü münasebetiyle "Dağları Gölgelemeden, Bozkırı Yüceltmek" başlıklı panel ve sergi açılışı gerçekleştirildi.
Ankara’da TÜRKSOY Genel Sekreterliği Konferans Salonunda düzenlenen ve Türk Dünyası’nın edebi ile kültürel hafızasının ele alındığı etkinliğe TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Azerbaycan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Dr. Fuzuli Macidli, Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Dinara İzanova, AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkan Yardımcısı Reşide Yüksel, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammed Enes Kala, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ve çok sayıda davetli katıldı.
Süleymenov, Türk Dünyası'nın Ortak Manevi Mirasıdır
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Olcas Süleymenov’un adının Kazakistan sınırlarını aşarak Türk Dünyası'nın ortak manevi mirasına dönüştüğünü belirtti. Süleymenov'un "Az i Ya" adlı eseriyle tarihî hafızayı uyandırdığını ifade eden Raev, şairin "Dağları gölgelemeden bozkırı yüceltmek" ilkesinin bugün de geçerliliğini koruduğunu vurguladı. Raev ayrıca, Süleymenov'un 1989 yılında öncülük ettiği "Nevada-Semey" nükleer karşıtı hareketiyle sadece kendi halkının değil tüm insanlığın vicdanı ve barış elçisi olduğunu dile getirdi.
Hakikati Savunmanın Kutsal Sorumluluğunu Bize Gösterdi
Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Dr. Fuzuli Macidli, Süleymenov’un Azerbaycan halkı için taşıdığı özel öneme değindi. Süleymenov'un 1990'daki Kanlı Ocak olaylarında ve 2020'deki Karabağ Savaşı'nda açıkça Azerbaycan'ın yanında durduğunu belirten Macidli, şairin Sovyet döneminde "İgor Destanı" üzerine yazdığı yazılarla büyük bir cesaret örneği sergilediğini ifade etti. Macidli, Süleymenov'un Azerbaycan devletinden "Dostluk", "Şöhret" ve "Şeref" nişanları olmak üzere üç yüksek nişan alan tek yabancı şahsiyet olduğunu hatırlattı.
Kalemini Halklar Arasında Bir Köprü Gibi Kullandı
Kazakistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Dinara İzanova ise konuşmasında Kazakistan'ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev'in selamlarını ileterek başladı. İzanova, Süleymenov'un kalemini daima halklar arasında köprüler kuran bir meşale gibi kullandığını, onun 90 yıla sığdırdığı muazzam mirası genç nesillere aktarmanın ve Türk Dünyası'nın birliğini onun arzuladığı entelektüel seviyeye taşımanın temel hedefleri olduğunu belirtti.
Bozkırı Yüceltirken Dağları Küçültmeyen Fikir Adamı
Türk Devletleri ile İlişkiler Başkan Yardımcısı Reşide Yüksel, etkinliğin başlığı olan "Dağları gölgelemeden, bozkırı yüceltmek" sözünün Süleymenov'un medeniyet tasavvurunu özetlediğini vurguladı. Yüksel, şairin kendi köklerini savunurken başkasını dışlamayan, aidiyeti yükseltirken insanlığı unutmayan bir fikir adamı olduğunu kaydetti ve "Az i Ya" eserinin tarih, dil ve kimlik üzerine cesur bir düşünce mücadelesi olduğunu ifade etti.
Tarihin Kurucu Öznesi Olma Çağrısı
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammed Enes Kala, Süleymenov'un eserleriyle Slav ve Avrupa merkezli tarih anlatılarına ciddi bir itiraz getirdiğini aktardı. Türklerin tarihin nesnesi değil, kurucu öznesi olduğunu belirten Kala, medeniyetlerin birbirini anlaması ve dinlemesi gerektiğine yönelik Süleymenov'un davetinin bugün insanlık için yol gösterici olduğunu ifade etti.
Olcas Süleymenov, Kazak Ruhu ve Türk Hafızasıyla Üretti
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan da konuşmasında, Süleymenov'a 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde takdim edilen fahri doktora törenini hatırlattı. Şairin eserlerini Rusça kaleme almasına rağmen Kazak ruhuyla ve Türk Dünyası'nın ortak hafızasıyla yazdığını belirten Prof. Dr. Arıcan, edebiyatın yalnızca bir sanat değil, milletlerin onurunu koruyan büyük bir medeniyet dili olduğunu vurguladı.
Etkinlik kapsamında Olcas Süleymenov'un hayatını ve mücadelesini anlatan belgesel film gösterimi ile "Dağları Gölgelemeden, Bozkırı Yüceltmek" temalı serginin açılışı gerçekleştirildi.
Programın ikinci bölümünde gerçekleştirilen yuvarlak masa oturumunda Kazakistan’ın önde gelen bilim insanlarından Prof. Dr. Amanjol Kalış, şair ve Milletvekili Bijan Kalmaganbetov ile şair Merey Kart, Süleymenov’un eserlerindeki tarihi gerçeklikleri ve Türk Dünyası kimliğinin inşasındaki rolünü kapsamlı bir şekilde değerlendirdiler. Toplantıda ayrıca Kazakistan Senatörü Nurtöre Yusip’in yazılı mesajı ile TÜRKSOY Yazarlar Birliği Başkanı Ulıkbek Esdaulet ve Dr. Oraz Sapaşev’in video kutlama mesajları paylaşılırken, bu mesajlarda Süleymenov’un halklar arasında kurduğu gönül köprülerine özel bir vurgu yapıldı. Kazakistan’ın Emektar Sanatçısı Cumagül Sariyeva, şairin manevi dünyasına dair tanıklıklarını aktarırken; şair Marcan Yerşu, yazarın Türk halkları şiir geleneğindeki yerini analiz etti. Oturumun kapanış bölümünde ise toplum önderi Erbolat Aliadin ve Prof. Dr. Munalbayeva Ümitkan söz alarak, Türk Dünyası’nın kültürel yakınlaşması ve bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılması hususundaki kararlılığı ifade ettiler. Süleymenov’un 90. yılı anısına hazırlanan özel madalya, teşekkür belgesi ve plaketlerin takdim edildiği ödül töreninin ardından program, Türk Dünyası’nın kültürel birliğini simgeleyen ve tüm delegasyonun katıldığı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Program takvimine göre etkinlikler, 12 Mayıs tarihinde Türkiye Yazarlar Birliği ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi bünyesinde düzenlenecek özel oda açılışı ve akademik panellerle devam edecek.
Olcas Süleymenov
Olcas Süleymenov, edebi ve düşünsel kimliğinin yanı sıra küresel çapta tanınan bir barış elçisi ve çevre aktivistidir. 1989 yılında, Sovyetler Birliği'nin Kazakistan'daki Semey bölgesinde 1949'dan beri sürdürdüğü yıkıcı nükleer silah denemelerine karşı "Nevada-Semey" adlı uluslararası nükleer karşıtı hareketi kurarak liderliğini üstlenmiştir. Hareketin temel amacı, yüz binlerce insanın ölümcül radyasyona maruz kalmasına ve milyonlarca hektarlık alanın zehirlenmesine yol açan dünyanın en büyük yer altı nükleer test sahalarından birinin faaliyetlerine kalıcı olarak son vermekti. Harekete "Nevada" isminin de eklenmesinin sebebi, Amerika Birleşik Devletleri'nin Nevada eyaletindeki benzer nükleer testlerden zarar gören halkla uluslararası bir dayanışma köprüsü kurmaktı.
Süleymenov’un öncülük ettiği bu sivil inisiyatif, eski SSCB tarihindeki ilk büyük nükleer karşıtı hareket olma özelliğini taşır. Kısa sürede devasa barış yürüyüşlerine dönüşerek küresel çapta destek bulan bu kararlı mücadelenin sonucunda, 29 Ağustos 1991 tarihinde Semey Nükleer Deneme Sahası resmen kapatılmıştır. Kazakistan, bu tarihi adımla birlikte devasa bir nükleer cephanelikten kendi iradesiyle vazgeçen ilk ülkelerden biri olarak kayıtlara geçmiştir. Süleymenov'un yürüttüğü bu mücadele, onu sadece Türk Dünyası'nın büyük bir düşünürü değil aynı zamanda tüm insanlığın vicdanı ve küresel ekolojik güvenliğin en önemli savunucularından biri haline getirmiştir.