― 17 февраля 2026 г.
Türkmenfilm’in 100. Yılı Ankara’da “Besteci” filmiyle kutlandı
Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY, Türkmenistan Kültür Bakanlığı, Türkmenistan’ın Ankara Büyükelçiliği ve Oğuzhan “Türkmenfilm” Birliği iş birliğiyle düzenlenen “Besteci” film gösterimi, Ankara’da geniş katılımla gerçekleştirildi. Program, Türkmenfilm’in 100. yılı anısına düzenlenen etkinlikler kapsamında sanatseverlerle buluştu.
Türkmen sinemasının asırlık birikimini yansıtan “Besteci: Müziğin Mucizesi” adlı film, Türk Dünyası’nın ortak kültürel hafızasına vurgu yapan özel bir program eşliğinde izleyiciyle buluştu. Etkinlikte, Türk Dünyası’nda kültürel dayanışma ve sinemanın birleştirici gücü ön plana çıkarıldı.
Programa TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Türkmenistan Kültür Bakanı Atageldi Şamyradov, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkmenistan’ın Ankara Büyükelçisi Mekan Işanguliyev, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Orta Asya ve Türk Devletleri Teşkilatı Genel Müdürü Büyükelçi Togan Oral ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.
“Sanat, Kardeşliğin En Güçlü Dilidir”
Programın açış konuşmasını yapan TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, sinemanın milletlerin hafızası olduğunu belirterek sanatın Türk Dünyası’nda kardeşliği pekiştiren en güçlü araçlardan biri olduğunu vurguladı. “Besteci” filminin, Türk Dünyası’nın ortak kültürel mirasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması yönünde anlamlı bir adım olduğunu ifade eden Raev, kültür alanındaki iş birliğinin daha da güçleneceğine inandığını dile getirdi.
Türkmenistan Kültür Bakanı Atageldi Şamyradov ise konuşmasında, Türkmen sinemasının 7 Şubat 1926’dan bu yana köklü bir gelişim süreci yaşadığını hatırlatarak Oğuzhan adını taşıyan Türkmenfilm Birliği’nin bir asırlık sanat yolculuğunun önemine dikkat çekti. Türkmen sinemasının yalnızca estetik bir üretim alanı değil, aynı zamanda tarihî ve manevi değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir vasıta olduğunu ifade eden Şamyradov, “Besteci” filminin bu anlayışın güçlü bir örneği olduğunu belirtti.
Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan konuşmasında, sinemanın kültürel kimliğin görünür kılınmasında ve milletlerin hafızasının korunmasında önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin sinema alanındaki destek mekanizmalarına değinen Alpaslan, son yıllarda uzun metrajlı film yapımı, ortak yapım projeleri, belgesel ve animasyon alanlarında önemli destekler sağlandığını ifade etti. Türk Dünyası ülkeleri arasındaki kültür ve sanat iş birliğinin artarak devam ettiğini kaydeden Alpaslan, Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali’nin bu ortak iradenin somut bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
Kültürel Diplomasi ve Ortak Gelecek Vurgusu
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nı temsilen konuşan Büyükelçi Togan Oral, Türkiye’nin 1991 yılında Türkmenistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu hatırlatarak iki ülke arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı, eşitlik ve ortak menfaat temelinde her geçen yıl güçlendiğini ifade etti. Türkiye ile Türkmenistan arasındaki bağların tarih, kültür, dil ve gönül birliği üzerine inşa edildiğini belirten Oral, kültür ve sanat alanındaki iş birliğinin bu kadim bağları daha da pekiştirdiğini vurguladı.
Sanatın toplumlar arasında kurulan en zarif ve kalıcı köprü olduğuna dikkat çeken Oral, Türkmen sinemasının 100. yılını kutlayarak, bu köklü sanat birikiminin Türk Dünyası’nın ortak kültürel mirasına önemli katkılar sunduğunu dile getirdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu ise konuşmasında Türkiye ile Türkmenistan arasındaki kardeşliğin doğal, samimi ve tarihî bir zemine dayandığını belirtti. İki ülke arasındaki ekonomik, eğitim ve kültürel ilişkilerin her geçen gün daha da geliştiğini ifade eden Zorlu, karşılıklı ticaret hacminin artırılmasına yönelik hedeflere dikkat çekti.
Türkmenistan’dan Türkiye’ye gelen öğrencilerin sayısındaki artışın iki halk arasındaki gönül bağlarının güçlendiğinin göstergesi olduğunu vurgulayan Zorlu, kültürel etkinliklerin gelecek nesiller açısından taşıdığı öneme işaret etti. Türk Dünyası vizyonunun ortak bir gelecek inşa etme iradesine dayandığını belirten Zorlu, kültür ve sanat alanındaki iş birliğinin bu vizyonun temel taşlarından biri olduğunu ifade etti.
Sinema ile Ortak Hafızaya Yolculuk
Gösterimi yapılan “Besteci” filmi, besteci Merdan’ın çocukluk yıllarından gençliğine uzanan sanat yolculuğunu ve müziğin dönüştürücü gücünü konu alıyor. Film, müziğin evrensel dili ile sinemanın anlatım imkânlarını bir araya getirerek Türkmenistan’ın kültürel değerlerini beyaz perdeye taşıyor.