― 6 апреля 2026 г.
“Türk Dünyası’nda Repressiya” Kitabı TÜRKSOY’da tanıtıldı
Bakü Türkoloji Kongresi’nin (1926) 100. yılı anısına hazırlanan “Türk Dünyası’nda Repressiya” adlı eser, TÜRKSOY Genel Sekreterliği Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle tanıtıldı.
Türk Dünyası’nın ortak hafızasına katkı sunmayı amaçlayan kitap, geçen yıl Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, TÜRKSOY ve Ahmet Cevat Enstitüsü iş birliğiyle düzenlenen çalıştayda sunulan bildirilerden oluşuyor. Eser, özellikle 1930’lu yıllarda Sovyetler Birliği’ndeki baskı döneminde susturulan Türk aydınlarının acı hatırasını canlı tutmayı hedefliyor.
“Yalnızca bir matem değil, ideallerini canlandırma sorumluluğu”
TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, açılış konuşmasında 1926 Bakü Kurultayı’nın Türk dünyası için ortak akıl, dil ve gelecek arayışının somut bir tezahürü olduğunu belirtti. Raev, “Kurultayda Ortak Türk Alfabesi meselesi ele alındı. Bu, yalnızca teknik bir tartışma değil; medeniyet düzeyinde bir yakınlaşma idealinin ifadesiydi” dedi. Ancak bu aydınlanma sürecinin ardından yaşanan repressiya yıllarında pek çok aydının “halk düşmanı” ilan edilerek kurşuna dizildiğini, sürgün edildiğini veya susturulduğunu hatırlatan Raev, şunları kaydetti:
“Bugün onları anarken yalnızca bir matem tutmuyoruz. Aynı zamanda yarım kalan ideallerini, susturulmuş seslerini ve kesintiye uğratılmış bilimsel miraslarını yeniden canlandırma sorumluluğunu da hissediyoruz. Repressiya bize şunu öğretir: Aydınların susturulduğu bir toplumda yalnızca insanlar değil, hakikat de yaralanır.”
“Tarih büyük bir gelecektir”
MHP Genel Başkan Başdanışmanı ve Ahmet Cevat Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy, konuşmasında Mağcan Cumabay, Süleyman Çolpan ve Ahmet Cevat gibi isimlerin, Türk Dünyası ve Türkiye sevdaları nedeniyle katledildiğini hatırlattı. Ersoy, “Tarih sadece geçmiş değildir; tarih büyük bir gelecektir. Bugün Türk Devletleri Teşkilatına kadar uzanan kurumlar, o aydınların açtığı yolda inşa edilmiştir” dedi.
“Unutmak en büyük vefasızlıktır”
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Bostancı, 1926’daki kongre fotoğraflarındaki yoksul ama kararlı görüntüye dikkat çekerek, “O insanlar ekmek derdiyle uğraşmaları gerekirken Türkoloji ile ilgilenme zorunluluğu hissettiler. Duyup da anlatamadıklarını söze dökmek için bir araya geldiler” diye konuştu.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ise “Unutmak en büyük ihanettir, en büyük vefasızlıktır. Bugün bu toplantıyı bir kitap tanıtımı olarak değil, yarım kalmış bir medeniyet cümlesinin tamamlanması olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.
Ortak müfredat ve gençlik projeleri
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, Bakanlık olarak dört yıl önce ortak tarih, ortak coğrafya ve ortak Türk dili ve edebiyatı ders kitaplarını seçmeli olarak okutmaya başladıklarını hatırlattı. Yılmaz ayrıca Cumhurbaşkanlığı himayesinde Ahlat’ta başlatılan ve Türk dünyasından Anadolu’ya uzanan “Maziden Atiye Ahlat” programıyla gençlerin tarih bilincinin güçlendirildiğini aktardı.
Kazakistan Ankara Büyükelçisi ve Kazakistan Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı Daimî Temsilcisi Yerkebulan Sapiyev, TÜRKSOY’un “ortak evimiz” olduğunu belirterek, bu tür çalıştayların artarak devam etmesi gerektiğini vurguladı. Azerbaycan Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Fuzuli Mecidli ise ortak ders kitaplarının seçmeli olmaktan çıkarılıp tedricen zorunlu hale getirilmesini önerdi.
Protokol ve kurdele kesimi
Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kitabın kurdele kesimi gerçekleştirildi. Törene ayrıca Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdulhadi Turus, çok sayıda akademisyen, bürokrat ve basın mensubu katıldı.
Eserin, Türk dünyasının ortak hafızasını güçlendirmesi ve gelecek nesillere daha güçlü bir kültürel miras bırakılmasına vesile olması temenni edildi.