Özbekistan Devlet Dram Tiyatrosunun "Leyli ve Mecnun" Eseri Andican'da sahnelendi
Özbekistan'ın Andican şehrinde düzenlenen 4. TÜRKSOY Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında, Özbekistan Devlet Dram Tiyatrosu "Leyli ve Mecnun" (İlahi Aşk Destanı) adlı eseri tiyatroseverlerle buluşturdu.
Ali Şir Nevai'nin ünlü mesnevisinden sahneye uyarlanan eserin edebi danışmanlığını Özbekistan Halk Yazarı Hayriddin Sultan, sanat yönetmenliğini ise Alimcan Salimov üstleniyor. Aşkı insanı nefsin esaretinden arındırarak ruhsal özgürlüğe kavuşturan bir kudret olarak işleyen yapım, Mecnun karakteri üzerinden beşeri aşktan ilahi aşka yükseliş sürecini estetik bir dille sahneye taşıyor.
Oyunun sahneleme tekniği ve felsefi derinliği festival jürisinden de kapsamlı değerlendirmeler aldı. Jüri üyelerinden Gavhar Zakirova, oyunun müzik ve dekor tasarımıyla kusursuz bir bütünlük yakalayarak Özbekistan'daki en iyi sahnelemelerden biri olduğuna dikkat çekti. Beibit Bakhtygereyev ise eserin antik, mistik ve post-dramatik tiyatroyu başarıyla sentezlediğini vurgulayarak; Sufizm felsefesinin yansıtılmasını, oyuncuların anonimleştirilmesini ve aynalı boşluk dekorunu yenilikçi bir felsefi başarı olarak nitelendirdi.
Jüri üyesi Nurhan Uslu, ilahi aşk temasının meditatif bir atmosferle seyirciye aktarılmasını överken; Feride Celilova, eserin "Muğam" operalarını andıran müzikal yapısını ve Mecnun'un trajik boyutunu takdirle karşıladığını belirtti. Canış Kulmambetov metnin ağırlığının yer yer bedensel aksiyonun önüne geçtiği eleştirisini getirerek, söz ile fiziksel eylem arasında daha dengeli bir bağ kurulması gerektiğine işaret etti. Türkmen jüri üyesi Agamırat Baltayev ise meslektaşlarının tüm önemli noktalara değindiğini belirterek, asıl değerlendirmenin halk tarafından yapıldığını ve oyunun aldığı coşkulu alkışların eserin başarısını kanıtladığını ifade etti.
Tasavvufi derinliği, yenilikçi biçim arayışları ve felsefi tartışmaları beraberinde getiren "Leyli ve Mecnun", 4. TÜRKSOY Uluslararası Tiyatro Festivali'nin en çok dikkat çeken yapımlarından biri olarak hem eleştirmenlerin hem de sanatseverlerin hafızasında unutulmaz bir iz bıraktı.