6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali Ödülleri Takdim Edildi
6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen kapanış ve ödül töreniyle tamamlandı. Törende konuşan TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Festivalin yeni film projelerinin doğduğu ve uluslararası ortak yapımların geliştiği bir platforma dönüşmesinin önemine dikkat çekti.
3-7 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen festivalin kapanış törenine TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Özbekistan Turizm Komitesi Başkanı Abdulaziz Akkulov, Özbekistan Kültür Bakan Yardımcısı Cihangir Ahmedov, TÜRKSOY üyesi ülkelerin sinema yöneticileri, Türk Dünyası'ndan sinema sanatçıları, yönetmenler, yapımcılar ve çok sayıda davetli katıldı.
Festival kapsamında 56 film sinemaseverlerle buluşurken, uzun metraj kurmaca, belgesel ve kısa film kategorilerinde 30 yapım ödül için yarıştı.
Kapanış töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sinemanın Türk Dünyası'nın ortak kültürel hafızasının korunmasında ve gelecek nesillere aktarılmasında üstlendiği role dikkat çekti. Ersoy, festivalin ortak yapımları artırma, kültürel bağları güçlendirme ve Türk Dünyası sinemasının uluslararası görünürlüğünü geliştirme hedeflerini vurguladı.
Bakan Ersoy: “Türk Dünyası sinemasının uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaşmasını hedefliyoruz”
Kapanış töreninde konuşan Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Korkut Ata'nın Türk Dünyası'nın ortak hafızasında bilgeliğin, sözün ve hikâye anlatıcılığının simgesi olduğunu belirterek, festivalin köklü anlatı geleneğini sinemanın evrensel diliyle yaşattığını ifade etti.
Sinemanın toplumların kültürel hafızasını koruyan ve farklı coğrafyalardaki insanları ortak duygularda buluşturan güçlü bir sanat dalı olduğuna dikkat çeken Ersoy, Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali'nin ortak hafızayı yeni eserlerle zenginleştirdiğini ve kültürel bağları güçlendiren önemli bir platform hâline geldiğini söyledi.
Festivalin altıncı yılında yeniden İstanbul'da düzenlenmesini, bugüne kadar edinilen birikimin yeni iş birliklerine dönüştürülmesi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiren Ersoy, beş ayrı salonda ücretsiz gerçekleştirilen gösterimlerle Türk Dünyası'nın zengin sinema birikiminin geniş kitlelerle buluşturulduğunu belirtti.
Festival kapsamında düzenlenen Türk Dünyası Sinema Zirvesi'nde sinema kurumları, yapımcılar ve sektör temsilcilerinin ortak yapım imkânlarını ele aldığını hatırlatan Ersoy, ilk kez gerçekleştirilen Türkiye–Kırgızistan Proje Sunumu kapsamında seçilecek dört sinema projesine destek sağlanacağını ifade etti.
Uluslararası Türk Dünyası Korkut Ata Sinema Sempozyumu ve yapay zekâ panelinin de festivalin akademik ve teknolojik boyutunu güçlendirdiğini belirten Ersoy, genç kuşakların ortak kültürel mirası tanımasının ve bu mirası yeni eserlerle geleceğe taşımasının önemine değindi.
Türkiye'nin Türk Dünyası ile kültürel ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem verdiğini ifade eden Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk Dünyası'nın birlik ve dayanışmasına verdiği desteğin kültürel iş birliklerine güç kattığını belirtti.
Türk Dünyası'nın dilde, fikirde ve işte birlik idealine kültür ve sanat yoluyla katkıda bulunmayı önemsediklerini vurgulayan Bakan Ersoy, festivalin her yıl daha geniş katılımla gerçekleştirilmesini, ortak yapımların artırılmasını ve Türk Dünyası sinemasının uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaşmasını hedeflediklerini ifade etti.
Sultan Raev: “Korkut Ata, yeni filmlerin doğduğu bir festival olmalıdır”
Kapanış töreninde konuşan TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Türk Dünyası'nın köklü medeniyet birikimine ve güçlü anlatı geleneğine dikkat çekerek, asırlar boyunca sözle, müzikle ve edebiyatla yaşatılan ortak kültürel hafızanın bugün sinemanın imkânlarıyla yeni eserlerde hayat bulduğunu ifade etti.
Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali'nin asıl değerinin bu büyük mirası yalnızca korumakla yetinmeyip çağımızın sanat diliyle yeniden yorumlamak ve dünya sinemasına taşımak olduğunu belirten Raev, ödüllerin sanatçıların emeğini görünür kıldığını, onları cesaretlendirdiğini ve yeni başarıların yolunu açtığını söyledi.
Ödül alan ya da almayan, hayal kuran, yazan, çeken ve eserlerini izleyiciyle buluşturan bütün sinemacıları tebrik eden Raev, “Çünkü sinemanın gerçek gücü, üretme cesaretinden doğar.” dedi.
Festivalin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Raev, bu yıl gerçekleştirilen Türkiye–Kırgızistan proje sunumlarının henüz çekilmemiş filmlerin hayata geçirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Daha fazla genç sinemacının yapımcılarla, ortak yapım imkânlarıyla ve uluslararası sinema çevreleriyle buluşturulması gerektiğini vurgulayan Raev, “Korkut Ata, yalnızca tamamlanmış filmlerin gösterildiği değil, yeni filmlerin doğduğu bir festival olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Festival kapsamında düzenlenen Türk Dünyası Sinema Zirvesi, sinema sempozyumu ve yapay zekâ panelinin de festivalin geleceği açısından önem taşıdığını belirten Raev, teknolojik gelişmelerin sinemaya etkilerine değinerek, “Teknoloji sinemanın imkânlarını değiştirebilir. Ancak hikâyelerimizin ruhunu, insanın duygusunu ve kültürel hafızamızı hiçbir teknoloji tek başına oluşturamaz.” dedi.
Festivalin farklı şehirlerde Türk Dünyası'nı buluşturduğunu ve altıncı yılında yeniden doğduğu şehir İstanbul'a döndüğünü hatırlatan Raev, uluslararası bir kültür markasına dönüşmenin yalnızca büyümekle değil, aynı zamanda kök salmakla mümkün olacağını ifade etti. İstanbul'un kültürel birikiminin, sinema endüstrisinin ve turizm gücünün Korkut Ata Film Festivali'nin dünyaya açılmasında önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekti.
Türkiye'nin sinema ve dizi sektöründe elde ettiği uluslararası başarılara da değinen Raev, bu başarıların ülkenin tanıtımına, turizm hareketliliğine ve şehirlerin marka değerine sağladığı katkıları vurguladı. Kültür ve turizmi birbirini tamamlayan iki güç olarak ele alan yaklaşımın bütün Türk Dünyası için önemli imkânlar sunduğunu belirten Raev, Türkiye'nin bu alandaki birikiminin Türk Dünyası sinemasının gelişmesine de katkı sağlayacağına inandığını söyledi.
Festivalin fikir öncüsü ve ev sahibi Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığına ve bütün paydaşlara teşekkür eden Raev, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un öncülüğünde Türkiye'nin kültür ve turizm alanında elde ettiği başarıların Türk Dünyası için ilham verici olduğunu ifade etti.
Festivalin geleceğine yönelik kararlı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Raev, “Bir festivalin gerçek başarısı, yalnızca verdiği ödüllerle değil, gelecek yıllarda çekilmesine vesile olduğu filmlerle ölçülür.” sözleriyle Korkut Ata'nın gelecek vizyonunu ortaya koydu.
Raev, konuşmasını Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi'nde dile getirdiği, “Kara dağların yıkılmasın, gölgelice büyük ağacın kesilmesin” dizeleriyle başlayan ve “Kadir Mevlam seni namerde muhtaç eylemesin” sözleriyle sona eren Dede Korkut duasını paylaşarak tamamladı.
TÜRKSOY Özel Ödülü Türkmenistan'a
Festivalin kapanış töreninde uzun metraj kurmaca, belgesel ve kısa film yarışmalarında dereceye giren yapımlar ile başarılı sanatçılar ödüllendirildi.
Uzun Metraj Kurmaca Film Yarışması'nda TÜRKSOY Özel Ödülü, Türkmenistan'dan yönetmen Vefa Ishangulyyev'in “Gürgenç Güzeli Törebeg” adlı filmine verildi.
Yarışmanın En İyi Film Ödülü, Türkiye'den yönetmen Ensar Altay'ın “Kanto” filmine verilirken, ödül Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından takdim edildi.
En İyi Yönetmen Ödülü, Azerbaycan'dan “Tağıyev: Mektep” filmiyle Zaur Gasımlı'ya, En İyi Senaryo Ödülü ise Kırgızistan'dan “Yusuf” filmiyle Taalaibek Kulmendeev'e verildi.
En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, Başkurdistan'dan “Farzana Batıya Gidiyor” filmindeki performansıyla Amina Salmanova'ya, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü ise Özbekistan'dan “Farz” filmiyle Matyokub Matçonov'a verildi.
Kurmaca Film Jüri Özel Ödülü'ne Kazakistan'dan yönetmen Torebek Beisebayev'in “38: Son Nokta” adlı filmi layık görüldü.
Belgesel ve kısa film yarışmalarında ödüller sahiplerini buldu
Belgesel Film Yarışması'nda Saha Cumhuriyeti'nden “Isıyah: Yaz Gün Dönümü” filmi birincilik ödülüne layık görüldü. Semyon Amanatov, Mikhail Lukachevskiy, Sardaana Barabanova, Radomir Tomskiy ve Lubov Borisova imzalı yapım, yarışmanın en büyük ödülünü kazandı.
Özbekistan'dan Muminjan İsmatilla'nın yönettiği “Hayata Susamışlık” ikinci, Türkiye'den Tunç Boran'ın yönettiği “Sönmeyen Ateş” ise üçüncü oldu.
Belgesel Film Jüri Özel Ödülü, Azerbaycan–Türkiye ortak yapımı, Atakan Kerküklü'nün yönettiği “Azıh Mağarası: Azerbaycan'ın Beşiği” filmine verildi.
Kısa Film Yarışması'nda Türkiye'den yönetmen Mert Erez'in “Rehber” filmi birincilik ödülünün sahibi oldu. Kazakistan'dan Temirlan Orisbayev'in “Büyükanne” filmi ikinci, Özbekistan'dan Suhrob Qodirov ve Dilshod Usmonov'un “Güneş Çocuk Yusuf” filmi üçüncü oldu.
Türk Dünyası Turizm Başkenti Nişanı Taşkent'e devredildi
Festivalin kapanış programı kapsamında İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, Türk Dünyası'nın farklı ülkelerinden eserler seslendirdi.
Törende ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Özbekistan Cumhuriyeti Turizm Komitesi Başkanı Abdulaziz Akkulov'un katılımıyla Türk Dünyası Turizm Başkenti Nişanı Devir Töreni gerçekleştirildi.
2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti Ankara'nın taşıdığı unvan, 2027 yılı için Özbekistan'ın başkenti Taşkent'e devredildi.
Türk Dünyası'nın ortak kültürel mirasını sinemanın imkânlarıyla yeniden yorumlayan ve farklı coğrafyalardan sinemacıları İstanbul'da bir araya getiren 6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali, ödül sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.