6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali İstanbul'da Başladı
Türk Dünyası'nın ortak kültürel mirasını sinemanın evrensel diliyle buluşturan 6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali İstanbul'da başladı. Festivalin açılış töreni TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı ve Sinema Genel Müdürü Birol Güven'in katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Açılış töreninde konuşan TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, sinemanın ortak kültürel hafızanın korunmasındaki rolüne dikkat çekerek Türk Dünyası sinemasında ortak yapımların ve uluslararası iş birliğinin önemini vurguladı. Raev, TÜRKSOY'un 2028 yılını “Cengiz Aytmatov Yılı” ilan edeceğinin de müjdesini verdi.
Türk Dünyası'nın farklı coğrafyalarından sinema sanatçıları, yönetmenler, yapımcılar ve sektör temsilcilerinin katıldığı festival, Kırgızistanlı yönetmen Kanıbek Kalmatov'un yönettiği, büyük yazar Cengiz Aytmatov'un hayatını konu alan “Aytmatov” filminin Türkiye prömiyeriyle açıldı.
Sultan Raev: “Sinema, ortak geleceğimizi şekillendiren güçlü bir kültür köprüsüdür”
Festivalin açılışında konuşan TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali'nin Türk Dünyası'nın kültürel iş birliğine önemli katkılar sağladığını belirterek festivalin fikir öncüsü ve ev sahibi Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığına ve organizasyonda emeği geçen bütün paydaşlara teşekkür etti.
Türk Dünyası'nın binlerce yıllık tarihi, zengin kültürü ve anlatılmayı bekleyen sayısız hikâyesiyle büyük bir medeniyet coğrafyası olduğunu ifade eden Raev, sinemanın bu birikimi gelecek nesillere taşıyan güçlü bir sanat dalı olduğunu vurguladı.
Raev, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Korkut Ata'nın asırlar önce sözle yaşattığı değerler, bugün sinemamızın diliyle yeni nesillere ulaşmaktadır. Çünkü sinema yalnızca bir sanat değil; hafızamızı koruyan, birbirimizi tanımamızı sağlayan ve ortak geleceğimizi şekillendiren güçlü bir kültür köprüsüdür.”
Festivalin 2021 yılında İstanbul'da başlayan yolculuğunun Bursa, Şuşa, Aşkabat ve Aktau'nun ardından yeniden İstanbul'a ulaştığını hatırlatan Raev, bu sürecin Türk Dünyası sinemasının birlikte üretme ve uluslararası alanda daha güçlü bir yer edinme iradesini ortaya koyduğunu belirtti.
“Hedefimiz, hikâyelerimizi dünya sinemasında daha görünür kılmak”
Türk Dünyası sinemasında yeni bir iş birliği dönemine ihtiyaç duyulduğunu belirten Genel Sekreter Raev, festivalin yalnızca film gösterimleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti.
Raev, “Artık hedefimiz yalnızca filmlerimizi birbirimize göstermek değil; ortak yapımlar gerçekleştirmek, genç sinemacılarımızı buluşturmak ve hikâyelerimizi dünya sinemasında daha görünür kılmaktır.” sözleriyle festivalin gelecek vizyonunu ortaya koydu.
Türkiye'de üretilen dizi ve filmlerin uluslararası başarısının Türk Dünyası için önemli bir tecrübe oluşturduğuna dikkat çeken Raev, bu birikimin ülkeler arasında paylaşılmasının ve genç sinemacılara aktarılmasının yeni başarılara kapı açacağını ifade etti.
Festival kapsamında yapay zekâ ve yeni teknolojilerin sinemanın geleceğine etkilerinin ele alınmasını da değerlendiren Raev, teknolojik gelişmelere rağmen sinemanın merkezinde daima insanın ve onun hikâyesinin bulunacağını vurguladı.
TÜRKSOY'dan Müjde: 2028 “Cengiz Aytmatov Yılı” Olacak
Festivalin Cengiz Aytmatov'un hayatını konu alan filmle açılmasının özel bir anlam taşıdığını belirten Sultan Raev, büyük yazarın yalnızca Kırgızistan'ın değil, bütün Türk Dünyası'nın ortak kültürel değeri olduğunu ifade etti.
Beyaz Gemi ve Gün Olur Asra Bedel gibi eserleriyle insanın vicdanını, hafızasını ve kökleriyle bağını evrensel bir anlatıya dönüştüren Aytmatov'un edebî mirasının gelecek nesillere aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Raev, önemli bir açıklamada bulundu:
“Bu büyük mirası gelecek nesillere taşımak hepimizin sorumluluğudur. Bu vesileyle, TÜRKSOY olarak büyük yazarımızın doğumunun 100. yılı olan 2028 yılını ‘Cengiz Aytmatov Yılı’ ilan edeceğimizin müjdesini de buradan vermek istiyorum.”
56 Film, 30 Yarışmacı ve Uluslararası Sinema Buluşmaları
3–7 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival kapsamında Türk Dünyası'nın farklı ülkelerinden 56 film sinemaseverlerle buluşacak. Uzun metraj kurmaca, belgesel ve kısa film kategorilerinde toplam 30 yapım ödül için yarışacak.
İstanbul'un farklı sinema salonlarında ücretsiz olarak gerçekleştirilecek gösterimlerin yanı sıra festival, sinema sektörünün geleceğine yönelik önemli buluşmalara da ev sahipliği yapacak.
Program kapsamında Türk Dünyası Sinema Zirvesi, uluslararası ortak yapım görüşmeleri, yeni film projelerine yönelik destek programları ve sinemada yapay zekânın geleceğini ele alan paneller düzenlenecek.
150'yi aşkın uluslararası konuğun yanı sıra Türkiye'den yaklaşık 300 sektör profesyoneli ve akademisyenin katılımının öngörüldüğü festival, Türk Dünyası sinemasının üretim ve iş birliği kapasitesinin geliştirilmesine katkı sağlayacak.
Korkut Ata'nın Duasıyla Anlamlı Kapanış
Konuşmasının sonunda festivalin simgesi olan turna kuşunun uzakları yakın eden ve mesafeleri aşan yolculuğuna değinen Raev, Türk Dünyası sinemasının da ortak hikâyeleri dünyaya taşımasını temenni etti.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi'nde konuşmasını Dede Korkut'un duasıyla tamamladığını hatırlatan Raev, adını bu büyük bilgeden alan festivalde aynı duaya yer vererek sözlerini tamamladı:
“Kara dağların yıkılmasın, gölgelice büyük ağacın kesilmesin, taşkın akan görklü suyun kurumasın... Kadir Mevlam seni namerde muhtaç eylemesin.”
Türk Dünyası sinemasının uluslararası görünürlüğünü artırmayı, yeni ortak yapımları teşvik etmeyi ve sinemacılar arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan 6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali, 7 Kasım 2026 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek.